PAYLAŞ

Dünya Yuvarlak Mı ? Peki Bunu Nereden Biliyoruz ?

Dünya yuvarlak mı ? Yoksa her birimiz, kötücül ve hain emelleri olan kişiler tarafından kandırılıyor muyuz ? Konu bilim ve söyledikleri olduğunda, insanlar aslında hiç olmadığı kadar şüpheci olmaya başlıyor. Gelenekleri, batıl inançları ve inandıkları hakkında hiç de şüpheci olmayan, hatta bu inançlarına karşı herhangi bir şüpheyi bile kaldıramayan insanlık, konu bilim olduğunda adeta şüpheciliğin yılmaz bir şövalyesine dönüşüyor. Halbuki bilim, diğer saydıklarımızın aksine, tamamen bilimsel verilere dayanır ve gücünü bu verilerden alır. Bu konu hakkında Bertrand Russell'ın bir sözü benim için her zaman yol gösterici olmuştur;

"Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize yalnızca şunu sorun: Gerçekler nelerdir? Ve bu gerçeklerin ortaya çıkardığı sonuç nedir?"

Bilimin güzel yanı, yanlışlanabilir olmasıdır. Peki ama yanlışlamak ne demektir ? Yanlışlamak, basitçe bir hipotezin (önerinin) tersinin ispatlanabilmesidir. Küçük bir örnek ile açıklayalım; Bir gece uykunuzdan ani bir gürültü ile kalktınız, salonda bir şeyler devrilmiş gibi gözüküyor. İlk tahmininiz evinizin köpeği Çomar'ın vazoyu devirdiği şeklinde oldu. İşte buna bilim dünyasında HİPOTEZ (öneri) denir. Yataktan kalktınız, gerçeği merak ettiniz ve Çomar'ın yanına gitmeye çalıştınız, bu yaptığınız bir DENEYDİR. Yapmış olduğunuz deney ile HİPOTEZİNİZİ gerçeklemeye çalışıyorsunuz. Eğer Çomar, kırılmış vazonun yanında, kuyruğunu kıstırmış bir şekilde duruyorsa, ev halkı tarafından TEORİNİZ (deney ile ispatlanmış HİPOTEZİNİZ) geçerli bir şekilde kabul görecektir. Eğer Çomar, yatağında sessiz sessiz uyuyorsa, deneyiniz başarısız olmuş demektir ve elinizdeki yeni veriler ile, yeni bir HİPOTEZ ortaya atmanız gerekmektedir. Bu veriler ışığında vazonun hırsız tarafından devrildiği hipotezini ortaya atabilir, bunu kanıtlamak için elinizde sopa ile salona doğru gidebilirsiniz.

Bu küçük örneği, bilimin nasıl işlediği konusunda sizleri basitçe bilgilendirmek için verdim. Çoğunlukla birbirine karıştırılan Teori, Hipotez, Deney vb. gibi konular, sanırım bu sayede daha net bir şekilde anlaşılabilecek. Peki Dünya yuvarlak mı ? Yoksa düz mü ? Gelin bu soruya, bilimin yöntemini kullanarak cevap verelim.

Bilim Bize Dünya Hakkında Ne Söylüyor ?

Bilimin araçlarını öğrendik, şimdi gelelim asıl sorumuza. Dünya yuvarlak mı ? Öncelikle bu durumun, insanların aklında ciddi bir soru olduğunun altını çizmek istiyorum. Yurt dışında ve içinde, özellikle Fen Bilimleri konusunda eğitim alamamış kişiler arasında bu sorunun oldukça yaygın olduğunun açıkçası ben de yeni farkına vardım. Mesleği benim gibi Mühendislik ya da herhangi bir Fen Bilimlerinden biri olan bir kişi için bu sorunun anlamsızlığı aşikar, çünkü her birimiz mesleklerimizde Dünyanın yuvarlak (daha da doğru bir tanımlama ile Küre veya Geoid) yapısını hesaplamalarımızda ve gözlemlerimizde kullanıyoruz. Fakat bu gözlemler ve hesaplamaları kullanmadan, sadece akılcı bir yaklaşım ve bilimin araçlarını kullanarak Dünyanın yuvarlaklığını ispatlayabilir miyiz ? Cevabımız EVET. Aslında bizden yüzyıllar önce, tam olarak M.Ö 240'da, meraklı bir beyin tüm bu zahmete bizim için girmiş.

1. Kanıt - Eratosten'in Çubukları

Eratosten, M.Ö 276-194 yılları arasında yaşamış bir bilim insanı. Onu bu kadar özel kılan ise, çağdaşlarının gözlemleri sırasında önemsemediği veya belki de fark etmediği bir ayrıntıyı fark ederek, akılcı bir yaklaşım ve merak ile bizden yaklaşık 2000 yıl önce Dünyanın çapını çok ufak bir hata ile hesaplayabilmesi.

Eratosten, Büyük İskenderiye kütüphanesinin Baş Kütüphanecisi olarak çalıştığı yıllarda, günlük okumaları sırasında, Asvan (orijinal ismi ile Syene) kentinden bir rapora rastladı. Raporda, Asvan kentindeki bir olaydan bahsediliyordu. Olay, o dönemde saati ölçmek için kullanılan çubukları konu almaktaydı. Asvan'da yaşayan bir bilim insanı, saatin tam öğle vaktini gösterdiğinde çubuğun hiç bir gölgesi olmadığını rapor etmişti. Asvan'da yaşayan insanlar için bu durum (Aslında, Asvan'ın tam da Yengeç Dönencesinde olmasından ötürü) oldukça sıradan bir bilgiydi. Eratosten, bu deneyi tam öğle vaktinde Asvan'a nazaran 800 km doğuda bulunan İskenderiye'de tekrarladı. Sonuç ise gayet belirgindi. Asvan'a göre 800 km doğuda bulunan İskenderiye'de öğle vaktinde yere dikilmiş bir çubuğun gölgesi vardı.

Eratosten şunun farkındaydı. Eğer ki Dünya düz bir şekle sahip olsaydı, hem İskenderiye hem de Asvan'daki çubukların, öğle vaktinde gölgesinin olmaması gerekirdi. Güneşin tam tepede olduğu bir vakitte, Güneşe göre dik bir konumda olan düz yüzeyin üzerindeki bir çubuğun gölgesinin olması olanaksızdı. Fakat yaptığı deney bunun aksini söylüyordu. İşte burada, Eratosten'in bilimsel kişiliği devreye girdi ve Eratosten Dünya'nın yuvarlak olduğu kanısına vardı. Çünkü sadece yuvarlak bir cisim üzerinde duran çubuklar, Güneş'den gelen ışıkları farklı açıda alacağından, farklı gölgelere sahip olabilirdi. Eratosten, bu bilgiye ulaşır ulaşmaz, para ile bir adam tuttu ve adamı İskenderiye'den Asvan'a kadar yürüttü. Bu sayede iki şehir arasındaki mesafeyi kesin olarak bilecekti.

Eratosten, yukarıdaki basit denklemleri kullanarak Dünyanın yarı çapını ölçtü ve bizlerin günümüz teknolojisi ile hesapladığı çaptan sadece %2'lik bir hata ile dünyanın çapını hesapladı. Böylece bizden 2000 yıl önce, sadece 2 tane çubuk kullanarak, Dünyanın yuvarlak olduğunu ispatlamış oldu. Aşağıdaki videoda, ünlü bilim insanı Carl Sagan'ın, bu deneyi tekrar etmesini izleyebilirsin.

2. Kanıt - Yıldızların Konumu

Eski insanların en büyük hobilerinden biri de yıldızları izlemekti. Günümüzde bizler her ne kadar televizyon, bilgisayar veya akıllı telefonlarımızdan başlarımızı kaldırıp gök yüzünü izlemiyor olsak da, eskinin insanları (belki de böyle aletlere sahip olmadıklarından) temiz bir gecede gök yüzünü izlemekten keyif alıyorlardı. Gökyüzünü izleyen ve izledikleri yıldızların konumunu gerek yol bulmak, gerekse falcılık (astroloji) oynamak için kaydeden insanlar belki de farkında olmadan bir büyük bir buluşa imza attılar.

Yukarıda, aynı takım yıldızının farklı yarım kürelerdeki halini görüyorsunuz. Güney Yarım Kürede sağdaki resimde olduğu gibi gözüken Orion Takım Yıldızı, Kuzey Yarım Kürede ise baş aşağı bir şekilde gözüküyor. Her ne kadar eski insanların Kuzey ve Güney yarım küre gibi kavramları henüz olmasa da, birbirlerine göre kuzeyde veya güneyde olan şehirlerden gelen yıldız haritalarından bu durumu fark etmeyi başardılar. Hatta denizcilikle uğraşan insanlar, yine bu durumu Kuzey Yıldızı'nın birden gök yüzünden yok olması sonucu gözlemlediler. Düz bir Dünyada bu tarz bir olayın olmaması gerektiğini bilen insanlık, buradan da Dünyanın yuvarlak olduğu sonucuna varmayı başardı.

3. Kanıt - Dünya'nın Gölgesi

Eski insanların gökyüzüne olan merakından bahsetmiştim. Bu kanıtımızda da yine eski insanların bizlere bıraktığı bu mirastan faydalanacağız. Ay Tutulması, her ne kadar bizler için önemini yitirmiş, arada bir olup duran bir olay gibi gözükse de eski insanlar için tam bir fenomen halini almıştı. Kimilerinin Tanrının gazabı, kimilerinin de doğanın mucizesi olarak gördüğü bu olay, geçmiş dönemlerde yaşayan meraklı beyinlerin dikkatinden kaçmadı. Ay Tutulmalarını sürekli kaydeden bu beyinler, tutulmaların zamanını, konumunu ve neden olduklarını kesin bir şekilde hesaplamayı başardılar. Ay Tutulmaları, Dünyanın Ay üzerine düşen gölgesinden kaynaklanıyordu. Bunu fark eden meraklı insanlık, her bir tutulma sonrası Ayın üzerine düşen gölgeleri kayıt etmeye başladı.

Ay Tutulmasının, Dünyanın gölgesinin Ay üzerine düşmesi sonucu meydana geldiğini fark eden insanlık, daima dairesel (yuvarlak) bir şekilde oluşan bu gölgenin sadece küresel şekil tarafından oluşturulabileceğinin de farkındaydı. Buradan da Dünya yuvarlak mı ? Sorusunun cevabını insanlık, evet yuvarlak (küresel, geoid) olarak bulmayı başardı.

4. Kanıt - Yer Çekimi

Yer Çekimini her birimiz tecrübe ediyoruz. Bu gizemli kuvvetin detaylarını ve işleyiş şeklini her birimiz bilmesek de, nasıl çalıştığı konusunda hepimizin bir fikri mevcut. Konu yer çekimi gibi bir fenomen olunca da, her ne kadar yer çekimi bir TEORİ olsa da (evet yer çekimi kanunu değil, TEORİSİ) bu teoriye, " Yalan canım, yok öyle bir şey..." demek oldukça güç. Peki yer çekimi dediğimiz bu fenomen matematikte nasıl ifade ediliyor ? Yer çekimi, Sir Isaac Newton tarafından bulunan ve "Ters kare bağlantısı" olarak adlandırılan bir denklem ile ifade edilir. Bu denklemi, diktiğimiz tüm binalardan tutun da, Aya insan yollamak için bile kullandığımızı düşünürseniz, denklemin doğrulu hakkındaki şüphelerinizden kurtulabilirsiniz. Ayrıca denklemden şüphe edebilecek her hangi bir okuyucunun, Newton'u yanlışlamak için (yine Newton'un kendi icat ettiği) Kalkülüs ile cebelleşmesini izlemek keyifli olacaktır.

Ters Kare Bağlantısı Nedir ?

Peki Ters kare bağlantısı bize neyi ifade ediyor ? Evrendeki her cisim, birbirini aralarında bulunan uzaklığın ters karesi kadar büyüklük ile çeker. İşte bu kuvvete, yer çekimi denir. Tamam buraya kadar her şey güzel gidiyor. Şimdi sizden düşünmenizi istediğim tek bir şey var, Dünya üzerinde, her hangi bir şehir veya bölgede (eğer o gün yemeği fazla kaçırmadıysanız) ağırlığınız değişiyor mu ? Eğer cevabınız hayır ise, Dünyanın yuvarlak olduğunun bir ispatısınız. Nasıl mı ? Açıklayalım; Eğer ağırlığınız, yani Dünyanın size uyguladığı çekim kuvveti, Dünya üzerinde sürekli olarak aynı kalıyor ise ve bu kuvvet, siz ile Dünya arasındaki mesafenin ters karesi ile orantılı ise, ağırlığınızın Dünyanın her köşesinde aynı kalabilmesi için, çekim kuvvetinin, dolayısıyla sizin, Dünyanın merkezine olan uzaklığınızın sürekli aynı olması gerekmektedir. Peki bu şartı sağlayan şekil hangisi ? Evet doğru bildiniz, bu bir daire ! Dünyanın yuvarlak değil de düz olması durumunda yer çekimi kuvvetinin nasıl olması gerektiğini ise aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

5. Kanıt - Fotoğrafımız Var !

Tüm bu kanıtlara ek olarak elimizde eski insanlarda bulunmayan bir kanıt daha var. Dünyamızın fotoğrafı ! Biliyorum hepiniz iflah olmaz bir şüphecisiniz. Bu yüzden hain ve kötücül devletlerin çektiği hiç bir fotoğrafa da inanacak değilsiniz. Bu yüzden size bir önerim var. Dünyanın fotoğrafını kendiniz çekebilirsiniz ! Bakalım gerçekten de Dünya yuvarlak mı ?

  1. Adım - Bir Raspberry Pi Satın Alın
  2. Adım - Bir Web Kamera Satın Alın
  3. Adım - Kameranızı Raspberry Pi'a bağlayın
  4. Adım - Hidrojen Balonu Satın Alın
  5. Adım - Hidrojen Balonuna, Raspberry Pi ve Kamera kitinizi bağlayın
  6. Adım - Sisteme GPS modülü ekleyin, böylece sistemin konumunu takip edebilirsiniz.
  7. Adım - Hidrojen Balonunu serbest bırakın.

Bu adımları tamamlayıp balonu serbest bıraktığınızda, Hidrojen balonunuz yerden yaklaşık 40 km kadar yükseğe çıkmayı başaracaktır. Bu mesafeye çıktığında ise masmavi ve yuvarlak bir şekilde duran güzel Dünyamızın fotoğrafını görebilirsiniz.

Tüm bu kanıtların ardından, sizlere yazımın başında bahsettiğim Bertrand Russell'ın sözünü hatırlatmak istiyorum;

"Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize yalnızca şunu sorun: Gerçekler nelerdir? Ve bu gerçeklerin ortaya çıkardığı sonuç nedir?"

Şimdi, bu gerçeklerin ortaya çıkardığı sonuç nedir ? Dünya yuvarlak mı ?

Meraklı kalın !

[1] Quora'daki dostlarımıza, sağladıkları kaynaklar için teşekkürü bir borç bilirim.

[2] Raspberry Pi deneyini yapan meraklı arkadaşlara BURADAN ulaşabilirsiniz.

  • Yusuf Tosun

    herşey çok güsel ve yerli yerinde duruyor .. bilim insanı değilim evet fen bilimlerinden de çok fazla anlamam, ancak yukarıda yer alan bilgilerde güneş ile ilgili pek bi bilgi göremedim, galiba bütün bu hesapları yaparken güneşin dünyadan daha büyük olduğu ve yerinde sabit durduğu göz önüne alınmaktadır? peki ya tersi bir durum söz konusu ise? bu güne kadar bildiğimiz herşey yanlış çıkar diyebilir miyiz?