Ana sayfa Hobi Rogue One: A Star Wars Story İncelemesi

Rogue One: A Star Wars Story İncelemesi

470
PAYLAŞ
Rogue One: A Star Wars Story

Rogue One: Uzun Zaman Önce, Çok Uzak Bir Galakside Geçen Kahramanların Hikayesi

Star Wars'un haklarının Disney tarafından satın alınmasından sonra daha çok Star Wars temalı filmler izleyeceğimizden, oyuncakların ve Star Wars temalı diğer ürünlerin boy boy her yeri süsleyeceğinden sanırım hepimiz emindik. Kimimiz bu durumu "Disney gene bir efsaneyi mahvedecek" diye yorumlasa da ben bu durumdan oldukça memnunum. Rogue One: A Star Wars Story, sanırım bu memnuniyetimi bir nebze daha yukarı taşıdı.

Evet Disney bu işi para kazanmak için yapıyor, bunun farkındayım. Ama genellikle küçümsenen ve "Kaç yaşına geldin, hala oyun mu oynuyorsun ? Bunu mu izliyorsun ?, Oyuncak mı alıyorsun? " türevi sorulara maruz bırakılan hobilerimizin alay konusu olmasından da bıkmıştım. Bu yüzden, bu tarz işlerin moda olması ve artık toplumda aranır hale gelmesi benim hoşuma gidiyor. Ben, genellikle bu duruma iyi yanlarından bakmayı tercih edenlerdenim. Mesela eskiden bir figürü bulmak için baya yoğun bir çaba harcarken, artık bu popülarite sayesine istediklerimize kolayca ulaşabiliyoruz. Bu bile benim için gayet olumlu bir sebep.

E hani bu yazı bir Rogue One incelemesiydi ? Merak etmeyin konuyu hemen bağlıyorum. Evet dediğim gibi Disney bu işi para kazanmak için yapıyor. Ama en azından sırf bu sebeple hazırlanmış olsa bile, Rogue One: A Star Wars Story gibi bir hikayeyi izlemek ve yaşamak beni oldukça mutlu etti. Eskiden olsa, bu tarz bir hikaye izlemek veya okumak için Genişletilmiş Evren'de (Expanded Universe) takılır, KoTOR serilerini tekrar tekrar bitirir veya kendimi forumlarda tartışırken bulurdum. Şimdi ise, ister kabul edin, ister etmeyin, Disney sayesinde böyle güzel bir hikayeye kavuştuk.

Ben Güç'le Beraberim, Güç de Benimle

Yazımızın buradan sonrası yoğun derecede SPOILER içerecek. Bu bir inceleme yazısı, dolayısı ile spoiler vermemek biraz zor, bu nedenle spoiler okumadan film hakkındaki düşüncelerimizi öğrenmek isteyen okuyucularımız, yazımızı okumayı burada sonlandırabilir. Sizlere tek söyleyebileceğim, mutlaka ama mutlaka bu filmi izlemeniz yönünde olacaktır.

Şimdi gelelim filmin detaylarına. Öncelikle Rogue One, Star Wars evreninde Revenge of the Sith (Sith'in İntikamı) ile A New Hope (Yeni Bir Umut) arasında geçiyor. Yani, Yeni Serinin 3. filmi ile Orijinal serinin 1. filmi arasında geçen bir hikayeye tanık oluyoruz. Bu sayede, senelerdir arkadaş ortamlarında dalga geçilen ve alaya alınan bir konunun da cevabına ulaşmış oluyoruz.

death star

Rogue One, ilk yarısını bizlere kendisini anlatmak ile geçiriyor. Eski ve yeni serilerde gelenekselleşen ve bizlere olayları kısaca özet geçen kayan yazılar kendisine bu filmde yer bulamamış, yapımcılar onun yerine bizlere hikayeyi kısa bir özet şeklinde anlatmayı seçmiş. Filmin başında, ana karakterimiz Jyn Erso ve ailesinin başına gelenleri görüyoruz. Jyn Erso'nun kim olduğunu, babası Galen Erso'nun neden önemli bir kişi olduğunu bu şekilde film bize anlatıyor. İlk yarının ortalarına doğru ise yavaş yavaş ekip üyeleri ve üyelerin ekibe nasıl katıldığını görmeye başlıyoruz. Filmin ikinci yarısı ise ekibimizin, intihar görevini üstlenmesi ve bu sırada yaşananları konu almış.

Karakter Analizi

Öncelikle şunu söylemeliyim, Rogue One, üzerinde düşünülmüş ve karakterleri güzelce işlenmiş bir yapım. Galen Erso'nun İmparatorluğun içine sızması ve Orson Krennic'in hırslardan faydalanması, Jyn ile Saw Gerrera'ın ilişkisi, Saw Gerrera'nın yaşadığı kişilik değişimi çok güzel planlanmış. Fakat filmin bu denli başarılı olmasını sağlayan bence iki karakter var, bunlar K-2SO ve Chirrut Îmwe.

k2so

K-2SO yeniden programlanmış bir İmparatorluk savaş droidi. Yeniden programlama işleminin yan etkisi olarak ise bu robota patavatsızlık eklenmiş durumda. Aklına ne gelse söyleme gereksinimini devrelerinin tüm anahtarlarında hisseden K-2SO, Orijinal seriden sonra seriye eklenen en iyi karakterlerden biri. Filmi izlerken sanki Otostopçunun Galaksi Rehberindeki Marvin'i izliyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Evet K-2SO depresyonda olan bir robot değil, fakat patavatsızlık ve düşündüğünü pat diye söyleme konusunda Marvin'den pek de bir farkı yok.

Chirrut Îmwe ise uzun zamandır beklediğimiz Yoda sonrası üstat kontenjanını doldurmak için adeta Güç tarafından Peygamber olarak bizlere gönderilmiş. Rogue One ekibinin oluşmasında ve ekibe yaptığı ruhsal önderlikle Chirrut Îmwe, gönüllerin kör reyizi olmayı başardı. Yancısı Baze Malbus ile ekibe güç katan Chirrut, ayrıca ekip içerisindeki Güç'e inanan sayılı insanlardan biri. Hatta bu inancı ve bilgeliği sayesinde, İsyancı gemilerine Death Star'ın planlarını aktarmasını sağlamış tek kişilik bir ordu. Dillerimize pelesenk olan ve birçok izleyicinin, film sonrasında ağzına doladığı "Ben Güç'le Beraberim, Güç de Benimle" sözünün de sahibi olan Chirrut Îmwe, Rogue One filminin başarılı olmasındaki en büyük etkenlerden biri.

Ekip Toparlandı, Göreve Hazırız !

Rogue One ekibi, Chirrut Îmwe, Baze Malbus, Cassian Andor, K-2SO, Jyn Erso ve eski İmparatorluk pilotu Bodhi Rook'dan oluşuyor. Ekibin Rogue One ismini alması ise ayrı bir güzel. Death Star'ın ortaya çıkması sonucunda adeta moralman çöken İsyancıları ikna etmeye çalışan Jyn, maalesef başarılı olamıyor. Bunun sonucunda Cassian'ın toparladığı gönüllüler ve ekip üyeleri ile yola devam etme ve gizlice Scarif'e gitme kararı alan Jyn, İmparatorluk'dan çaldıkları bir gemi ile seyahate başlamak için İsyancı üstünden kalkmaya hazırlanıyor. İşte ekibimizin Rogue One adını alması, tam da bu sırada meydana geliyor. İsyancılar tarafından kalkışı fark edilen geminin adı ve numarası sorulduğunda pilot Bodhi, biraz da heyecanla cevap olarak gemi adına Rogue (serseri,kaçak) yanıtını ve numara olarak da One (bir) yanıtını veriyor. Böylece ekibimiz, amacına uygun bir adı, gayet güzel bir şekilde üstlenmiş oluyor.

Rogue One Ekibi

A New Hope'un (Yeni Bir Umut) başlarında, Death Star planlarını ele geçirmek için bir çok kahraman İsyancının hayatını kaybettiği bizlere anlatılıyor. İşte buradan, Rogue One ekibinin ve onlara yardıma gelen Asi filosunun akıbetini tahmin edebiliyoruz. Bunun yanında Death Star'ın neden böyle kolayca yok edilebildiğinin de yanıtını gene Rogue One ile almış oluyoruz. Her ne kadar spoiler verme konusunda sizleri uyarmış olsam da, filmi izlememiş fakat merakına yenik düşüp buraları okuyan okuyucularımız için bu detayları atlamayı tercih ediyorum.

Orijinal Seriye Yapılan Göndermeler

Görev sırasında ise Orijinal seriye yapılan göndermeler çok hoş ve yerinde olmuş. Darth Vader'ı yeniden ve tam kapasitesi ile (filmi izleyenler demek istediğimi anlayacaktır) görmek zaten başlı başına büyük bir olay. Fakat bunun yanında Bail Organa, Princess Leia, R2D2, C-3PO gibi karakterleri tekrardan görmek çok güzeldi. Burada gelişen teknolojinin de payını anmazsak olmaz. CGI teknolojisi ile yeniden hayat verilen Grand Moff Tarkin'i bu filmde her görüşümde adeta tüylerim ürperdi.

Bunun yanında A New Hope'dan hatırladığımız Altın Lider (Gold Leader) ve Kırmızı Lider (Red Leader) yine eski film arşiv görüntüleri kullanılarak Rogue One'a eklenmiş. Açıkçası kahraman Altın ve Kırmızı Liderleri tekrardan görmek beni çok mutlu etti. Bu tarz göndermelerin, eski ve yeni filmler arasındaki bağlantıyı kurmak açısından önemli olduğunu düşünenlerdenim. Rogue One sayesinde artık Altın ve Kırmızı Liderlerin, Death Star planları için hayatlarını tehlikeye attıklarını ve bu planların nasıl çalındığını tam olarak biliyoruz.

Kırmızı Lider

Tüm bunların yanı sıra artık Star Wars takipçileri arasında büyük bir geyik konusu olan Death Star'ın kolayca yok edilmesi konusu da açıklığa kavuşmuş oldu.

Death Star'ın Planları

UYARI: DEATH STAR'in yok edilmesi ile ilgili yoğun SPOILER

Galen Erso tarafından sisteme yerleştirilen bir tasarım hatası, yine Galen tarafından, Bodhi yardımı ile eski dostu Saw Gerrera'ya sızdırılır. Saw Gerrera'nın, babası Galen'in mesajını Jyn'e göstermesi ile bu tasarım hatasından haberdar olan İsyancılar, ilk başta bir İmparatorluk mühendisi olan Galen'e pek de güvenmez ve çözümü Galen'i öldürmekte bulur. Jyn'e babasını kurtarmak olarak lanse edilen bu görevdeki asıl amaç Cassian'ın, Galen'i çok geç olmadan ortadan kaldırmasıdır. İmparatorluk üstüne zorlu bir iniş yapan Cassian, Jyn ve ekibin diğer üyeleri, durumdan Asileri haberdar edemez ve ekipten haber alamayan Asiler, Galen'in ve diğer mühendislerin bulunduğu İmparatorluk üstüne saldırı düzenler ve Galen'i öldürmeyi başarırlar.

Death Star

Cassian, her ne kadar Galen'i öldürmese de (fırsat bulmasına rağmen) bu saldırı sonucunda Galen ölür. Buradan sonra ise Galen'i öldürmenin bir işe yaramadığı anlaşılır ve tek çözümün Galen'in işaret ettiği yol olduğu ortaya çıkar. Asilerin yine kendi arasında anlaşmazlığa düşmesi sonucunda ise ekibimiz görevi üstüne alır ve Death Star'ın yok olmasını sağlayacak planlar, Asi donanmasının da son anda yardıma koşması ile çalınır. Planları çalan Asilerin artık Death Star'ı durdurmak için bir umudu vardır. Bu umudun, filmin sonunda Princess Leia tarafından ifade edilmesi ise ayrı bir güzellik olarak öne çıkıyor. Yine filmin bu yarısında Darth Vader'ı, tüm gücü ile izlemek ve neler yapabildiğini bir kez daha görmek gerçekten etkileyiciydi.

darth vader

Sonuç

Yazının oldukça uzadığının farkındayım. Fakat konu Star Wars olunca, hele ki film de bu kadar etkileyici ve güzel kurgulanmış ise, emin olun cümleleri kısaltmak epey zor oluyor. Film hakkında söylenebilecek hala bir çok şey var. Örneğin Chirrut Îmwe'nin tapınağı, bu tapınağın önemi ve Black Saber gibi detayları maalesef yazıyı daha da çok uzatmamak adına atlamak zorunda kaldım. Rogue One'ın bizleri bu denli etkilemesi açıkcası filmin başarısını da gözler önüne seriyor. Star Wars hayranı olun yada olmayın, bu film kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım. Güzel kurgulanmış hikayesi, geçmişine duyduğu saygı ve ustaca yaratılmış karakterleri ile Rogue One, uzun zamandır beklediğimiz ve özlemini çektiğimiz bir Star Wars hikayesi.

Keçi Puanımız: 8.5/10

Film hakkında sizlerin düşünceleri neler ? Yorumlar kısmında film ile ilgili düşüncelerinizden bahsetmeyi unutmayın ! Bir sonraki inceleme yazısında görüşme üzere,

Keçi ile kalın !